theme-sticky-logo-alt
ABD-İsrail gerilimi büyüyor mu? Trump bir kez daha Netanyahu'yu işaret etti: Ben olmasam yok olurlardı
Haziran 19, 2026
3 Görünümler

ABD-İsrail gerilimi büyüyor mu? Trump bir kez daha Netanyahu’yu işaret etti: Ben olmasam yok olurlardı

ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İran ve İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. ‘GÜCÜMÜN BİR SINIRI YOK’ Trump, İran’a yönelik savaşın ardından ‘gücünde hiçbir sınır olmadığını’ fark ettiğini söyledi. Yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla, Trump’ın kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran daha iddialı bir güç anlayışı geliştirdiği ifade edildi. ‘BEN... daha fazla oku

ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İran ve İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı.

‘GÜCÜMÜN BİR SINIRI YOK’

Trump, İran’a yönelik savaşın ardından ‘gücünde hiçbir sınır olmadığını’ fark ettiğini söyledi.

Yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla, Trump’ın kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran daha iddialı bir güç anlayışı geliştirdiği ifade edildi.

‘BEN OLMASAYDIM İSRAİL BUGÜN YOK OLURDU’

Trump, “Ben olmasaydın, İsrail bugün yok olurdu. Netanyahu’yu dengede tutmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Axios’a göre Trump, İran’la ilgili sürecin ekonomik etkilerine dikkat çekerek savaşın genişlemesinin küresel bir ekonomik krize yol açabileceğini, petrol fiyatlarındaki düşüş ve borsa yükselişini ise aldığı kararların doğruluğuna işaret olarak sundu.

Haberde, Trump’ın ABD ekonomisinin sınırlayıcı bir unsur olduğunu kabul ettiği ve ‘büyük buhranla özdeşleşmek istemediğini’ söylediği de yer aldı.

‘G7 LİDERLERİ BENİ ‘PATRON’ OLARAK GÖRÜYOR

Axios’un aktardığına göre Trump, G7 liderlerinin kendisini ‘patron’ olarak gördüğünü, İsrail’in ise kendisine ‘büyük saygı duyduğunu’ ve yönlendirmelerine uyduğunu belirtti.

Habere göre, The New York Times muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan’ın yakında yayımlanacak ‘Regime Change’ adlı kitabında, Trump’ın Attila, Cengiz Han, Napolyon, Stalin, Mao ve Hitler gibi tarihsel figürlerle kıyaslandığı bir belgeyi incelediği ve bu figürlerin ‘kendi başkanlık gücünün gerisinde kaldığını’ savunduğu iddia edildi.

Axios’un haberinde, Trump’ın Büyük İskender, Sezar ve William the Conqueror gibi tarihsel liderleri değerlendirirken ‘uçak ve modern ulaşım imkanlarının olmamasının’ onların gücünü sınırladığını söylediği aktarıldı.

ÇİN VE HİNDİSTAN LİDERLERİNE ÖVGÜ

Habere göre Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Modi’yi en çok saygı duyduğu liderler arasında sayarken, Xi’yi ‘tam bir iş insanı’, Modi’yi ise ‘çok sert biri’ olarak tanımladı.

Axios, Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’in G7’den dışlanmasını eleştirdiğini ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Versailles’da kendisine verdiği yemeği ‘imparatorluk sahnesi’ olarak nitelendirdiğini bildirdi.

Haberde ayrıca Trump’ın İsrail ile ilgili olarak, ‘İsrail’in varlığının kendi politikaları sayesinde sürdüğünü’ öne sürdüğü ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile ilişkisini ‘iyi ancak kontrollü’ olarak tanımladığı ifade edildi.

GREAT MAN BELGESİ ‘SAHTE TARİHÇİ’YE AİT ÇIKTI

Axios’un aktardığına göre Trump, Truth Social’da paylaştığı ve ‘Great Man’ olarak adlandırılan belgede, tarih boyunca birçok lideri geride bıraktığını savunan bir değerlendirmeye yer verdi. Belgenin yazarının ise resmi bir tarihçi değil, golfçü Gary Player’ın uzun süredir yakın çevresinde bulunan bir isim olduğu öne sürüldü.

Belgenin sonuç bölümünde, Trump’ın küresel ölçekte güç kullanma kapasitesinin onu ‘dünya tarihinde yaşamış en güçlü insan’ yaptığı iddia edildi.

NE OLMUŞTU?

The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump ile Netanyahu’nun sık sık yaptığı görüşmelerin artık dostane olmadığı ve Trump’ın ABD ekonomisini zorlayan ABD-İsrail/İran Savaşı’na son vermeye çalışırken kendisini bu savaşa iten Netanyahu’ya sert sözler sarf ettiği öne sürüldü.

Trump’ın Lübnan konusunda son zamanlarda yaptığı bir telefon görüşmesinde, Netanyahu’ya “Neden binaları havaya uçuruyorsunuz? Binaları havaya uçurmayı bırakın.” dediği aktarılan haberde, bir başka görüşmede ise Trump’ın savaşın tetiklediği küresel ekonomik gerilemenin kendisini 1930’lardaki Büyük Buhran ve Herbert Hoover ile ilişkilendirebileceğinden şikayet ettiği belirtildi.

Haberde açıklamalarına yer verilen bir kaynak, mutabakat öncesi nükleer silahlarla ilgili hükümler hakkında yapılan bir görüşmede Netanyahu’nun Trump’a “Donald, bunu nasıl doğrulayacaksın?” sorusunu sorduğunu ve diğer görüşmelerde de geçmişteki olaylara dayanarak İranlılara güvenilmemesi gerektiğini söylediğini iddia etti.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi de görüşmelerde Netanyahu’nun daha fazla askeri harekat yapılması yönünde ısrarcı olduğunu ve Trump’ın ise bu durumdan bıktığını belirterek “Bibi (Netanyahu), başkana neden bir şeyi havaya uçurması gerektiğini, İsrail istihbaratının bunu nasıl ve ne zaman yapacağını bildiğini anlatıyor. Başkan da dinliyor. Görüşmeler genellikle aynı şekilde geçiyor.” dedi.

Söz konusu iddialara ilişkin görüşleri sorulan İsrail Başbakanlık Ofisi, yorum taleplerini yanıtsız bıraktı.

Bir Beyaz Saray yetkilisi ise “Trump’ın Netanyahu ve İsrail ile harika bir ortaklığı olduğunu” ancak “hiçbir ülke ya da liderin Başkan Trump’a bir şey yapması için baskı uygulayamayacağını” söyledi.

TRUMP, SAVAŞ İLERLEDİKÇE NETANYAHU’NUN İDDİALARINA ŞÜPHEYLE YAKLAŞMAYA BAŞLADI

Durumu yakından takip eden kaynaklar, Trump’ın İran ile savaşa girmeye, danışmanlarının çoğundan ve İsraillilerin tahmin ettiğinden daha fazla istekli olduğunu belirterek Netanyahu’nun İran’a yönelik ayrıntılı saldırı planları hazırladığını ve bunları başkana sunduğunu ifade etti.

Başlangıçta Trump’ın Netanyahu ile birlikte saldırıların hedefleri isabetli vurması, kaç İranlı liderin etkisiz hale getirildiği ve bir sonraki bombalamanın nereye yapılacağı konusunda heyecan duyduğunu aktaran kaynaklar, savaş ilerledikçe Trump’ın Netanyahu’nun bazı iddialarına şüpheyle yaklaştığını ve İran hükümetini devirmek için Iraklı silahlı Kürt grupların İran’a girmesi planını reddettiğini belirtti.

Kaynaklar, ateşkes olmasına rağmen İsrail’in Lübnan’ı bombalamaya devam etmesinin Trump’ı en çok sinirlendiren şey olduğunu ve Trump’ın bir ara İsrailli ve Lübnanlı yetkilileri Oval Ofis’e çağırarak anlaşmayı bizzat arabuluculuk yoluyla sağlamaya çalıştığını aktardı.

İki fay hattı aynı anda kırılabilir! ABD’yi bekleyen korkunç deprem senaryosu
Dünyanın en çok balistik füzeye sahip 10 ülkesi belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?

15 49.0138 8.38624 arrow 0 arrow 0 4000 1 0 horizontal https://seferihisarilkhaber.com.tr 250 0 1