Aydın Hasan – Türkiye; Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ve Kuzey Ege Deniz Milli Parkı olmak üzere iki alanı ilk kez deniz milli parkı olarak belirleyerek Yunanistan’ın oldu-bittilerine karşı önemli bir manevra alanı açarken, konu, Atina’da da yankı buldu. Ankara’nın Ege ve Akdeniz’de deniz milli parkı ilanının, önümüzdeki dönemde Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmasının olmadığı Ege Denizi’nde Cumhurbaşkanı tarafından özel statülü deniz alanı ilan edilmesiyle birlikte bir üst aşamaya taşınması gündeme gelebilecek. Cumhurbaşkanı’na özel statülü deniz alanı ilan etme yetkisi öngören yasa teklifinin Ekim ayından sonra Meclis gündemine taşınması bekleniyor.
‘Sahip çıkılıyor’
Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, iki deniz parkı ilanıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’nin esasen pek çoğu denizlerde tesis edilmiş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) tarafından yönetilen Özel Çevre Koruma Bölgeleri bulunmaktaydı.
Türkiye’nin 16 Nisan 2025 tarihinde ilan edilen ve 12 Haziran 2025’te UNESCO Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu nezdinde kayıt altına alınan deniz mekansal planlama haritasına 2 Ağustos 2025’te Deniz Koruma Alanı olarak dercedilen, hukuki statüleri 16 Ağustos 2026 tarihinde resmileşen iki deniz milli parkıyla, Türkiye’nin Mavi Vatan’da koruduğu deniz alanları uluslararası hukuka uygun olarak genişlemekte ve Türkiye, çevre denizlerine giderek daha fazla sahip çıkmaktadır. Bunlar yapılırken seyrüsefer serbestisinin etkilenmemesi için gerekli önlemler alınmaktadır. Deniz milli parkların yönetimi, karasal milli parklarda olduğu üzere, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uhdesindedir. ÇŞİDB’nin de çevre denizlerimizin korunmasına dönük çalışmaları devam etmektedir.
Atina’nın 2025’te ilan ettiği deniz parklarının, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıkların statüsü dahil olmak üzere, birbiriyle bağlantılı Ege sorunları bağlamında, Türkiye için herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı Dışişleri Bakanlığı tarafından 9 Nisan 2024 ve 21 Temmuz 2025 tarihlerinde açıklanmıştı. Öte yandan, Mavi Vatan’ın biyolojik ve çevresel zenginliklerinin muhafaza edilmesine önem atfeden Türkiye’nin, uluslararası hukuka uygun olarak, çevre denizlerinde koruma alanları ilan edilmesine yönelik çalışmaları uzun yıllardır devam eden bir süreçtir.
Karasuların ötesi
Kuzey Ege ve Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkları, sırasıyla Ege Denizi ve Akdeniz’deki Türk deniz yetki alanları sınırları içinde yer aldıkları cihetle, Türkiye’nin deniz yetki alanlarına dair hukuki pozisyonuyla uyumludurlar. İlaveten, her iki deniz milli parkının ilan edilmesi, Türkiye’nin çevre denizlerinde yalnızca Türk karasularında değil, uluslararası hukuka uygun olarak karasularının ötesindeki deniz yetki alanlarında da deniz çevresinin korunması önceliğini yansıtmaktadır.”

Yunanistan’da gündem oldu
Mavi Vatan hamlesi, Yunanistan’da geniş bir yankı buldu. Ülkenin önemli gazetelerinden “Kathimerini”nin yayımladığı, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nda, “Parkların açık deniz alanlarını kapsayacak şekilde kurulmaları yasa dışıdır. Deniz Hukukuna göre hiçbir devlet, ulusal yetki alanı dışındaki bölgelerde tek taraflı olarak deniz koruma alanları kurma hakkına sahip değildir” ifadeleri yer aldı. Açıklamada, “Bu nedenle, bu eylem, gerek açık denizler gerekse Yunanistan’ın kıta sahanlığı üzerindeki hakları açısından hiçbir yasal etki yaratmamaktadır” denildi.

Üç hedef iddiası
“Liberal” gazetesiyse, “Türk parkları: Ankara, Ege ve Doğu Akdeniz’de ne arıyor?” başlıklı haberinde, “Türkiye’nin Kuzey Ege ve Doğu Akdeniz’de resmi deniz parkları ilan etme kararının üç hedefi var. İlki, Ankara’nın kalıcı hak iddialarını haritalar ve siyasi açıklamalar düzeyinden, devlet ve idari uygulamalar düzeyine taşıma yönündeki daha geniş bir çabanın parçasıdır. İkinci hedef ise idari bir varlık oluşturmaktır. Bir deniz parkı, düzenlemeler, çevresel izleme, bilimsel faaliyetler, balıkçılık kısıtlamaları ve diğer idari denetim biçimleri için potansiyel bir alan yaratır. Türkiye bunun için herhangi bir onaya ihtiyaç duymaz. Üçüncü hedef, müzakereler için yeni bir başlangıç noktası oluşturmaktır” ifadeleri yer aldı.
Atina merkezli “Banking News” ise, “Ankara’dan gelen deniz parkı hamlesi, Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir gerilemeye yol açtı. Atina’ya tamamen sürpriz olan bu karar denizleri daha da karmaşıklaştıracak” diye yazdı.
CENTCOM haritasında KKTC detayı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), sosyal medya hesabından paylaştığı haritada KKTC’nin sınırlarıyla birlikte gösterilmesi yankı uyandırdı. Söz konusu harita, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu iki devletli çözüm yaklaşımını güçlendiren bir ayrıntı olarak değerlendirildi. Haritada, KKTC’nin bulunduğu bölgenin sınırlarının gösterilmesi dikkat çekerken, Yunanistan ve Rum Kesimi haritadan tedirgin oldu.






